Videolu Ders Anlatımları
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Diğer Edebiyat Akımları İsabet Akademi

Yükleniyor...

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL


Ekleme Tarihi by Admin - Kategori: 11. Sınıf Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı
40 İzlenme

Açıklama

Sembolizm (Simgecilik): 19. yüzyılın sonlarında parnasizme tepki olarak Fransa'da< doğmuştur. Şiir; anlaşılmak için değil, duyulmak için yazıldığından anlama önem verilmemiştir. Şiirde önemli olan musikidir, musiki değeri olmayan sözcükler kullanılmamıştır. Dış dünya şiire olduğu gibi değil; hissedildiği, algılandığı, duyulduğu gibi yansıtılır. Anlatımda açıklıktan kaçınılmış, duygular "telkin" yoluyla duyurulmaya çalışılmıştır. Güzellik, anlam açıklığında değil; kapalılıktadır. Şairler, hayali ülkelere özlem duymuştur. Çığırtkanlıktan şiddetle kaçınmışlar bu yüzden yaşamın sessizliğini çağrıştıran "kızıl gün batımları, alaca karanlıklar, kendi haline bırakılmış eski parklar, sararmış yapraklar, durgun sular, perdelerde gezinen gölgeler, ölüm" gibi kavramlara yönelmişlerdir. Şiirde dil oldukça ağırdır.

Empresyonizm (İzlenimcilik): 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış, Fransa'da gelişmiş, daha çok resimde, edebiyatta, müzikte etkisini göstermiştir. Sembolizmin devamı niteliğindedir. Sanatçılar, eserlerinde, dış dünyada gördüklerinin gerçek yönünü değil; “kendilerinde uyandırdığı izlenimleri" atlatmışlardır. Sanatçılar, dış dünyaya, oradaki varlıklara ve nesnelere karşı ilgisizdir. Anlam kapalılığını tercih etmişlerdir. Özellikle ışık ve renkten kaynaklanan izlenimler yansıtılmaya çalışılmıştır.

Ekspresyonizm (Dışa vurumculuk): Empresyonizme tepki olarak doğmuş, Alman sinemasında uygulanmış bir akımdır. İnsanların en gizli yönlerini açığa çıkaran bir anlatım yolunu seçmişlerdir. Amaçları, insanların ruhsal durumlarını anlatmaktır. Çığlığa dayalı yeni bir dil ve üslup benimsenmiştir.

Fütürizm (Gelecekçilik): Makineyi ve hızı edebiyata taşıyan bu akım, 20. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Yaşamdaki her şey hareketlidir, sanatçı da bu hıza ayak uydurmalıdır. Sanatçılar, geçmişe ve durağan bir yaşama karşıdır. Şairler; içinde bulundukları zamanın ve geleceğin dinamizmine yönelmişler, bu hareketliliğin sesini şiirleriyle duyurmuşlardır. Dizelerde makine ve çark seslerini duyurmaya çalışmışlardır.

Egzistansiyalizm (Varoşçuluk): 20. yüzyılda Fransa'da yaygınlık kazanmıştır. İnsanın` kendisini bulmasını, özünü elde etmesini savunmuştur. İnsanın geleceğini yine kendisinin çizebileceğini ileri süren bir felsefi anlayış hakimdir. İnsanın kendisini aşması gerektiği, hür olmaya mecbur olduğu gibi konular işlenir. Yapıtlarında karakter yoktur, çeşitli durumlarla karşı karşıya kalmış insanlar vardır. Yabancılaşma üzerinde durulmuştur. Bunalım edebiyatı olarak da bilinir. Olay örgüsü önemsizleştirilmiştir.

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS