Videolu Ders Anlatımları
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Davranış İsabet Akademi

Yükleniyor...

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL


Ekleme Tarihi by Admin - Kategori: 11. Sınıf Biyoloji Biyoloji
16 İzlenme

Açıklama

Canlılar yaşadıkları çevreye uyum sağlarlar ve çevrese! değişikliklere tepki verirler. Örneğin aslanı gören antiloplar kaçar, memeli hayvanların dişileri yavrularını tehlikelere karşı korur, kurbağalar sıcak havada nemli ve serin yerlere kaçar, Canlılarda tepki oluşturabilecek, fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişikliklere uyarı denir, Uyarılar gelişmiş yapılı hayvanlarda özelleşmiş hücreler tarafından alınır ve sinir sistemine iletilir. Sinir sistemi vücutta efektör yapıları (kaslar, bezler) harekete geçirir. Uyarılara karşı efektör organların verdiği cevaba tepki denir. Davranış; Canlıların ışık, sıcaklık, nem, oksijen gibi değişik çevre şartlarına, başka canlılara, açlık gibi içİ uyarılara aktif olarak tepki verme şeklidir. Davranışları inceleyen bilim dalına etoloji denir. EtoIoji davranışın nedenlerini ve davranışın mekanizmasını araştırır. Davranışa etki eden faktörlerden biri de doğal seçiIimdir. Doğal seçilimde; çevreye uyumu kolaylaştıran hayatta kalma şansını ve Üreme aşarasını artıran davranışlar canlının daha avantajlı duruma gelmesini sağlar. Davranışsal tepkiler canlıda hareket, duruş, renk değiştirme, koku yayma, çeşitli sesler çıkarma şeklinde olabilir. Örneğin etin kokusunu duyan köpeğin tükrük salgısı artar. Tükrük salgısının artışı fizyolojik bir tepkidir. Bu tepkinin sonucu köpeğin hareket ederek ete yönelmesi ise davranıştır. Davranışların ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörler etkilidir. Bazı davranışlarda ipek böceğinin koza örmesi gibi daha çok genetik faktörlerin, insanda dil öğrenmede ise çevresel faktörlerin etkisi daha fazladır. Açlık, susuzluk gibi fizyolojik faktörler, sıcaklık, ışık mevsimler gibi çevresel faktörler, sinir sistemi ve hormonlar aracılığıyla davranışa etkide bulunur. Örneğin mart aylarında kanında eşey hormonları artan kediler eşleşmek için kur yapmaya başlar. Örneğin Namib Çöl`ünde yaşayan Namib böceği sabahları çöle çöken sisteki nemi kullanabilecek big davranış sergiler. Böcek sabah kum tepesinin üzeri ne çıkar baş aşağı durup vücudunun arka kısmını havaya kaldırarak kabuğunun üzerinde çiğ tanelerinin birikmesini sağlar. Biriken suyun ağzına süzülmesini sağladığında su ihtiyacını karşılamış olur. Davranışlar; doğuştan gelen davranışlar, öğrenilmiş davranışlar ve sosyal davranışlar olarak üç grupta incelenebilir. Çevrenin ve deneyimlerin davranışlar üzerinde etkisi çok azdır. Öğrenilmeden hatasız olarak gerçekleştirilir! Bazı doğuştan gelen davranışlar canlı dünyaya gelir gelmez ortaya çıkmaz. Örneğin üreme ile ilgili davranışlar hormonların etkisiyle eşeysel olgunluğa ulaşıldıktan sonra ortaya çıkar. Doğuştan gelen davranışlar türün hayatta kalmasında ve neslin devamlılığının sağlanmasında büyük önem taşır. Doğuştan gelen davranışlar refleks ve içgüdü olmak üzere iki grupta incelenir. İçgüdülerin ortaya çıkması için belirli dış uyarılar bu! Iunmalıdır. Bu uyarılara anahtar uyarı (başlatıcı) denir. Anahtar uyarılar canlının sinir sistemi tarafından algılanır. Bu uyarı koku, ses, renk, temas, hareket olabilir. Örneğin erkek dikence balıkları yuvalarına giren kendi türünden erkek bireylere içgüdüsel olarak saldırır. Bu balık türünde sadece erkeklerin karınları kırmızı renklidir. Erkek balıklar üzerinde kırmızı renk bulunan cansız nesnelere bile saldırırken kırmızı şerit taşımayan modellere saldırmaz. Anahtar uyarılar sonucu ortaya çıkan doğuştan gelen davranışlar hayvanın etkin ve çabuk şekilde tepki verJ mesini sağlar. Böylece hayvanın deneme yanılmaya dayalı zaman kaybına neden olan öğrenme işlemine gereksinimi kalmaz. İçgüdüsel davranışların ortaya çıkması için öncelikle dürtü (motivasyon) olmalıdır. Dürtü hayvanı belirli bir davranışta bulunmaya iten içsel bir kuwettir. Örneğin martılar ve yuvalarını yerde yapan kuşlar embriyoların yumurta kabuğuna yapışmasını engelIemek için yumurtalarını içgüdüsel olarak döndürürler. Bu sırada yuvadan uzaklaşan yumurtaları yuvaya doğru yuvarlarlar. Ancak martı, top, şişe, pil gibi yuvarlak nesneleri de yuvaya taşırlar. Yuvarlak nesne martıların davranışını başlatan anahtar uyarıcıdır. Ancak martılar kuluçka dönemi dışında yumurta ve diğer yuvarlak nesnelere tepki vermezler. İçgüdüsel davranışlardan açlık, vücut sıcaklığının düzenlenmesi, susuzluk gibi hayatta kalmayı sağlayanlar üzerinde iç faktörlerin etkisi yüksektir. HipotaIamus bu davranışların kontrolünü sağlar. Kandaki suyun azalması su içme davranışını ortaya çıkarır. Suyun azalması ile hipotalamus uyarılır. Hipotalamus hipofiz bezini uyarır, hipofiz bezi salgıladığı ADH ile böbrekten suyun geri emilimini sağlar. Ayrıca hayvan su arama davranışı gösterir. Yeterince su içmesi sağlanan keçilerde, hipotalamusun su ile ilgili bölgesine tuz enjekte edildikten sonra çok miktarda su içme davranışı ortaya çıkmıştır. Canlının vücut ısısının düşmesi yuva yapma davranışını ortaya çıkarır. Örneğin, nisan ayında doğan ve annesiz yaşayan tarla fareleri kış gelmeden önce bir oyuk (yuva) yapar ve besin depolar. Fare bu dönemde soğuk ve besin bulmanın zor olacağını bilmeden bu davranışı gerçekleştirir. Vücut ısısını düzenleyen hormonu üreten tiroit bezi çıkarılan farelerde yuva yapma davranışı gözlenmemiştir. Yuva yapma davranışının ortaya çıkmasında eşey hormonlarının da etkisi vardır. Hayvanlarda dişi bireylerde prolaktin hormonunun artışı yavru bakma davranışını ortaya çıkarır. Örneğin güvercinlerde yavruların yumurtadan çıkmasına yakın bir zamanda anne güvercinin prolaktin hormonu etkisiyle kursak kısımları genişleyerek büyür. Kursakta güvercin sütü olarak adlandırılan beyaz renkli bir sıvı üretilir. Yavrular gagalarını ebeveylerinin yutağına sokarak kursaktan gelen sıvıyı içerler.

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS